Ana içeriğe atla

KUKERİLER VE TÜLÜTABAKLAR


 Kukeri 

      Kukeriler, Bulgaristan' da baharın yaklaştığı günlerde Traklar' dan günümüze gelmiş antik çağ geleneğidir. Kıştan kalan kötü ruhları maskeler ve çan sesiyle uzaklaştırmak için çaba harcayan kostüm giymiş kimselerdir. Yöreden yöreye göre değişen bir zaman dilimde şenlik şeklinde kutlamaktadırlar.

  Kostümleri bazen ağaç, bazen hayvan derisiyle kaplı ve yün iplik ile kâğıtla süslüdür, canlı renkleri vardır ayrıca kostümler oldukça ağırdır. Korkunç canavar kostümleriyle ve bellerine taktıkları zillerle kendilerine has dansları ile kış mevsimini ve kötü ruhları kovup bahara iyiliğe davet çıkardıklarına inanırlar.


Tülütabak


  Ayrıca bu geleneğin kendi ülkemize yansımış bir halini de görmekteyiz. Balıkesir şehrine ait geleneğe Tülütabaklar denmektedir. Tülütabaklar, kötü ruhlardan ziyade Balıkesir’ de işgalci askeri korkutmak amacı ile kendilerini soba isine ya da kömüre boyayan insanlara denir. Kostümleri keçi, at kuyruğu, koyun postu, değnek ve çanlarla korkutucu görünüme kavuşmaktadırlar. Milli mücadele döneminde ortaya çıkan bu gelenek her sene Balıkesir ve çevresinde milli bağımsızlığın önemini anlatmak için yapılmaktadır. İki farklı yöre ama benzer geleneklerin birbirine yansımasını ve kültür etkileşiminin çok net ortaya çıkışını görmekteyiz 


P.K.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Modern Sanatın Babası : Paul Cezanne

      1839 yılında Fransa ‘ da dünyaya gelen Cezanne büyüdüğünde sanata ve sanat tarihine yapacağı büyük katkılardan habersizdi. Liseye kadar normal bir öğrenim görse de hep sanata karşı bir ilgisi oldu. Ailesi bu konuda Cezanne ‘i desteklese de babası her zaman hukuk öğrenimi görmesini istemişti. Üniversite de hukuk okumaya devam ederken resim dersleri alan Cezanne, Paris’ e arkadaşı Emile Zola’nın yanına giderek Renoir, Pissaro gibi ressamlarla tanışmıştır. Güzel sanatlar akademisine girmek istese de kabul edilmemiştir. Sonrasında ailesinin yanına dönen Cezanne yine de resim yapmayı bırakmamış sayısız çalışma yaparak sürekli salon sergilerine başvurmuştur ve hepsinden olumsuz yanıt almıştır. 1863 yılında ilk kez eserleri sergiye kabul edilen Cezanne o dönemde ön planda olan empresyonist ressamlardan ve eleştirmenlerden ağır eleştiri almıştır.  Renoir ile olan dostluğundan dolayı empresyonizmin izleri o dönemde eserlerine yansımıştır.        Sa...

Resim Sanatında Hiyerarşi

        Tasarımda hiyerarşi, görsel ögelerin önem sırasına göre düzenlenmesi anlamına gelir. Verilmek istenen mesajın etkili bir şekilde izleyiciye ulaşması için bu ögeler belli bir düzende yerleştirilir. Yani, tasarım ilkeleri ve elemanları kullanılarak bir kompozisyon oluşturulur. Örneğin, bir tablodaki büyük, aydınlık ve merkezde duran bir figür genellikle hiyerarşide en üsttedir . Kenarda, küçük ve koyu renkte kalan nesneler ise daha az önemlidir.      Sanatta hiyerarşiye önem verilen eserler genellikle belli kurallar içinde düzenlenmiş, estetik olarak dengeli çalışmalardır. Bu tür eserler göze hoş gelir ve toplum tarafından kabul gören sanat eserleri olarak değerlendirilir. Özellikle klasik sanatta hiyerarşi çok sık görülür. Ancak sadece klasik sanatla sınırlı değildir. Her toplum, kendine özgü değerleri ve mesajları sanat yoluyla iletmiştir. Bu eserlerde vurgulanan mesajların düzeni, hiyerarşi olarak tanımlanabilir.      Günümüzd...

Fayyum Portreleri

    Fayyum portreleri, Mısır’ da 1. İle 3. Yüzyıllar arasında mumyaların baş kısmına konan ahşap levhalara resmedilmiş portrelerdir. Bu portreler mumyaların kimliği niteliğini taşır. Fayyum adı Mısır’ ın Fayyum bölgesinden gelmektedir.   Fayyum portreleri iki kültürün birleşiminden meydana gelmiştir. Mısır geleneksel inanç kültüründe ölümden sonra yaşam vardır. Bu yüzden ölülerini mumyalayıp ölümden sonraki yaşamda bedenlerini tanıyabilmeleri için mumyalara masklar giydirirlerdi. Bu gelenek o dönemde yönetimde olan Roma imparatorluğunu çok etkilemiş ve kendi kültürleri ile harmanlayarak ahşap levhalar üzerine portre çizmeye başladılar.     Portrelerde genel olarak o dönemin toplumsal genel yapısını görebiliriz. Roma modasını yansıtan portrelerde sosyal statü farkına işaret eden unsurlar olarak da değerlendirebiliriz. Bunun nedeni  kullanılan ahşap levhaların malzeme farkı ve çizilen portrelerdeki giyim tarzıdır.    Sanatsal anlamda, portrelerde ...